Temel Fıkraları

28 Kasım 2012 Çarşamba

Zavallı Hayvan

Nasreddin Hoca hayvanlarına ağır yükler yükleyip onlara eziyet eden köylülerine iyi bir ders vermek istemiş. Bir gün eşeğine binerek köy meydanında dolaşmaya başlamış. İşin garibi dolu bir çuvalı da sırtına vurmuş, öyle geziyor. Şaşırıp sormuşlar : 
- Yahu Hoca Efendi, hem eşeğin üzerindesin, hem çuvalı sırtında taşıyorsun. Nasıl bir iş bu ? 
Hoca cevabı yetiştirmiş hemen : 
- Zavallı hayvan, demiş. Zaten gece gündüz demeden hizmet ediyor bana. Sırtına bindiriyor, yüklerimi taşıyor, değirmeni çeviriyor. Bu kadar hizmetlerinden sonra dolu çuvalı da ona yüklemek istemedim. Bu yüzden ben vurdum sırtıma.


Daha Fazla Nasreddin Hoca Fıkraları icin Lütfen Tıklayınız

Hoca evlenmek ister

Nasrettin Hoca evlenmeye niyetlenir. Eş-dost bir hatuncağızı öve öve öve göklere çıkarırlar.
-Şöyle huylu!
-Böyle soylu! 
-Dünyalar güzeli... Hoca'nın gönlünü çelerler. Evlenirler. Zifaf gecesi yüz görümlüğünü veren Hoca, gelinin duvağını kaldırır. Aman Allah'ım! Çirkin bir gelin.
Gelin hanım, kocasına sadakatim göstermek için:
-Hoca efendi, akrabalarından kime görüneyim, kime görünmeyeyim? diye sorar.
Hoca şaşkın:
-Aman hatun, bana görünme de kime görünürsen görün... der.


Daha Fazla Nasreddin Hoca Fıkraları icin Lütfen Tıklayınız

26 Kasım 2012 Pazartesi

Nasreddin hoca ve cenaze

Nasrettin Hoca cenaze alayının başında ve tabutun yanında yürümekteymiş. Birden tabutun kapağı aralanmış, defnedilecek kişi başını kaldırıp, Hoca'ya yalvarmaya başlamış,
- Hoca ben ölmedim, bir baygınlık geçirdim... Ama beni öldüm sandılar, yıkadılar, duamı ettiler, namazımı kıldılar, şimdi beni diri diri gömecekler. Durdur şu cemaati, beni kurtar!
Nasrettin Hoca şöyle bir etrafa bakmış. Sonra tabuttan başını kaldırıp, kendisine yalvaran adama dönmüş,
- Kardeşim, bu kadar kalabalık cemaate benim laf anlatmam mümkün değil, sana Allah rahmet eylesin, demiş.

24 Kasım 2012 Cumartesi

Nasreddin Hoca Bir Hana inmiş

Bir gün Hoca, yol üstü bir hana inmiş.
Han Nuh Nebi'den kalma bir yer.. Her tarafı delik deşik; adeta çökmeye ramak kalmış.
Hoca'nın yüreğine bir korkudur düşmüş ama, ne desin? Nihayet bir söz arasında:
- "Yahu, bu senin tavan da ne kadar gıcırdıyor, beşik mübarek!" diyecek olmuş ama, hancı baba hiç oralı olmamış; sözü şakaya boğarak:
- "Ağzını hayra aç Hoca, bu gıcırtı beşik gıcırtısı değil; tavan tahtaları Hakka tesbih çekiyor!" demiş.
Hoca'nın közü küllenir mi? Gözlerini hancının gözüne dikerek:
- "Peki ama", demiş; "ya bu tavan boyle tesbih çeke çeke aşka gelip de secdeye kapanırsa, bizim halimiz nice olacak?"

23 Kasım 2012 Cuma

Nasreddin Hoca Resimleri






Nasreddin Hoca ve Padişah

Bir gün padişah Nasreddin Hoca' ya sormuş.
Hocam ben ölünce cennete mi gideceğim yoksa cehenneme mi, söyle bakayım? demiş.
Hoca padişahtan korkmadan :
-Cehenneme gidersiniz padişahım? demiş.
Padişahın sinirden sakalları titremiş.
Bu durumu gören Hoca :
-Kızmayın padişahım ben aslında size cennete gidersiniz diyecektim fakat sizin cellatlarınızın kılıçlarıyla ölen suçsuz kişilerden cennet dolup taşmış.Bu yüzden cennete sığmazsınız diye cehenneme gidersiniz dedim, demiş.

Nasreddin Hoca Eşşegini Kaybetmiş

Hoca esegini kaybetmis ve ariyor, bu arada da neseli bir turku tutturmus.
Birisi kendini sormaktan alikoyamaz:
-Hoca Efendi, esegini kaybettigini herkes bilirken, turku soylemeni duymak eglenceli gorunuyor. Oysa kaybina feryat edip aglaman beklenirdi!
-Son bir umidim, aptal mahlukun su kucuk tepenin arkasinda olabilecegidir, arkadas. Eger degilse, bekle ve gor o zaman sen bendeki aglamayi feryadi!

22 Kasım 2012 Perşembe

Nasreddin Hoca Fıkraları

Nasreddin Hoca fıkraları kültürel bir fıkra haline gelmiştir.Büyük düşünür Nasreddin hoca her sözü ile bizleri hem güldürür hemde ögüt verir.

Nasreddin hoca aslen eskişehir sivrihisarlıdır.Ama Konya Akşehirde buyumustur.Nasreddin hoca fıkraları coluk cocuk yaslı genc herkesin hoşuna giden mizah türüdür.